Avustralya’da gençlik iklim için eylemde

Avustralya’da ilk, orta ve lise öğrencilerinin dersleri boykot edip birçok kentte sokaklara çıkmaları, iktidardan iklim değişikliği konusunda somut adımlar atmasını/somut önlemler almasını talep etmeleri, son günlerde gelişen dikkat çekici eylemlerden biridir.

Çevre uzmanları, küresel iklimdeki dengesizlikten kaynaklı “doğal afet”lerde yaşanan artışa dikkat çekerken, çevre duyarlılığı da artıyor. Bu duyarlılık anti-kapitalist bir bilince dayanmasa da, egemen sistemin insanlığın geleceği için bir tehdit oluşturduğu bilincinin gelişmeye başladığına dair işaretler veriyor.

Avustralya’da ilk, orta ve lise öğrencilerinin dersleri boykot edip birçok kentte sokaklara çıkmaları, iktidardan iklim değişikliği konusunda somut adımlar atmasını/somut önlemler almasını talep etmeleri, son günlerde gelişen dikkat çekici eylemlerden biridir.

‘Strike 4 Climate Action’ şiarıyla Melbourne, Sydney gibi büyük kentlerin yanı sıra başka birçok kentte gerçekleştirilen eylemlerden hükümetin ciddi bir rahatsızlık duyduğu anlaşılıyor. Çocukların da eylemlere katılmasından duyduğu rahatsızlığı “Öğrenciler okulda durmalı” açıklamasıyla dile getiren Başbakan Scott Morrison, çocuklardan ummadığı yanıtlar aldı.

Başbakan’a “Gelecek seçimleri düşünme, geleceğimizi düşün!” diye seslenen çocuklar, gösterilerde "Scott okula dön", "Gelecek seçimleri düşünmeyi bırak, bizim geleceğimizi düşünmeye başla", "Geleceğimizle oynama", "Çevremizin yağmalanmasına izin verme", "Başka dünya yok" gibi pankartlarla yürüdüler.

Küresel ısınma, deniz seviyesinin yükselmesi, iklim şartlarındaki olağandışı değişimler, mercan kayalıklarının yok olma tehlikesi, kömürle enerji üretimi gibi alanlarda somut önlemler alınmasını talep eden göstericiler, eylemlerin devam edeceği sinyalini verdiler.

Sydney’deki gösteride konuşan 14 yaşındaki bir eylemci, hükümete, Bu bizim ilk uyarımız, ilk eylemimiz. Bu daha başlangıç; siz bir şeyler yapıncaya kadar da devam edeceğiz. Öğrencilerin devrimine hazır olun” diye seslendi.

Kimi kentlerde eylemlere öğretmenler, veliler ve çevreciler de destek verdi. Bu destek, sorunun mahiyeti konusunda bir bilinç açıklığının oluşmakta olduğunu göstermekte. Bunun ise daha kitlesel daha kararlı eylemlere zemin hazırlayacağını söylemek mümkündür.

Kriz, çatışma, savaş, ırkçılık, kıyım, göç ve benzeri devasa sorunlar yaratan kapitalist emperyalizm, iklim sorununu da içinden çıkılmaz bir noktaya doğru sürüklüyor. Bu sorunların toplumları etkileme potansiyeli düşünüldüğünde, çevreyle ilgili duyarlılığın artacağı kitlesel, militan eylemler döneminin başlayacağını öngörmek mümkündür.