Frankfurt’ta 1 Mayıs faaliyetleri

BİR-KAR İşçi Komisyonu, Opel ve Lufthansa LSG işçilerini 1 Mayıs’a çağırdı.

BİR-KAR İşçi Komisyonu olarak 10 Nisan Çarşamba günü Opel işçilerini, bugün de Lufthansa LSG işçilerini 1 Mayıs’a çağırdık.

Opel’deki faaliyette, daha önce Opel işçilerine yönelik hazırladığımız, “Krizin faturasını kapitalistler ödesin!” şiarlı afişlerimizi işletmenin bulunduğu Rüsselsheim şehir merkezine, daha sonra da işletmenin önüne astık. Çarşamba günü de “1 Mayıs’ta alanlara!” başlıklı BİR-KAR İşçi Komisyonu’nun bildirisini işçilere dağıttık. Dağıtım esnasında 1 Mayıs’ın önemi, artan saldırılar, Opel’de yaşanan işçi kıyımı üzerine sohbetler yaptık. Özellikle meslek eğitimi gören gençlerin kadroya alındıklarını, fakat Opel patronlarının buna karşılık her ay 200 avro daha az ücret dayattıklarını ve işçilerin bunu kabul etmek zorunda olduklarını öğrenmiş olduk. Bunun Opel patronlarına yılda 1 ay daha fazla ücretsiz çalışmak olduğunu söyledik. Başka işçilerle de paralı çıkışlar üzerine konuştuk. İşçilere 1 Mayıs’ın işçi ve emekçilerin mücadele günü olduğunu, buna sahip çıkmak gerektiğini ve taleplerini bu mücadele gününe taşımaları gerektiğini anlattık.

Bugün de Lufthansa LSG işçilerine 1 Mayıs bildirilerini dağıttık. Şirket yönetiminin bizzat intihara teşvik ettiği, 29 yılını LSG’ye vermiş Juan Ballestero üzerine konuştuk. İşçiler olarak intiharı değil, mücadeleyi seçmemiz gerektiğini anlattık. Ayrıca 6 saatlik işgünü, 30 saatlik haftalık çalışmayı işçilerle konuşma fırsatı bulduk. Bir işçinin, “Haklısınız, Almanya zengin bir ülke, 6 saat yeter, gerisini kendime ve aileme ayırırım, olursa ne iyi olur” sözleri üzerine, çevredeki işçilere bunlar için dişe diş mücadele etmek gerektiğini, 1 Mayıs’ın bunun için bir fırsat olduğunu hatırlattık.

LSG’de işçilerin bildirimize ilgisi oldukça fazlaydı. Örneğin bir işçi çok sayıda bildiriyi bizden alarak işletmede kendi dağıtacağını söyledi. Bunda işçi arkadaşını yitirmenin ve de bu işletmenin bir kıyımla karşı karşıya olmasının payı olduğu kadar, komisyon olarak bu işletmeye yönelik süreklilik arz eden müdahalemizin de önemli bir payı var.

BİR-KAR İşçi Komisyonu / Frankfurt

***

BİR-KAR İşçi Komisyonu’nun 1 Mayıs bildirisinin tamamı şu şekilde:

1 Mayıs’ta alanlara!

 

İşçi arkadaşlar,

İşçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs yaklaşıyor. İşçi sınıfı ve emekçilerin çalışma ve yaşam koşulları gün geçtikçe ağırlaşıyor. Kapitalizm içinde bulunduğu krizin yükünü işçi sınıfına fatura ediyor. Milyonlarca çalışan gittikçe yoksullaşıyor. Yoksulluğun başlıca sebebi işsizlik, taşeronlaştırma ve düşük ücretlerdir.

Sermaye sınıfının işçi sınıfına yönelik en ağır saldırısı taşeronlaştırmadır. Bugün Almanya’da en tanınmış firmalar bile taşeron işçi çalıştırmaktadır. Sayıları milyonları bulan taşeron işçiler için bu, düşük ücret, güvencesiz ve esnek çalışma demektir. Gittikçe yaygınlaşan bu sistem sayesinde kapitalistler kârlarına kâr katarlarken, işçi sınıfı ve emekçiler ise kölece çalışma koşullarına mahkum edilmektedir.

Sermayenin işçi sınıfına karşı kullandığı en etkili silahlardan biri de işsizliktir. Bugün VW, Ford, Opel, Lufthansa gibi dev firmalar, kriz bahanesiyle on binlerce çalışanı sokağa atma planı yapmaktadırlar. Kimi işletmeler ise, kapılarına kilit vurup ucuz işgücü cennetlerine kaçmaktadırlar. Kitlesel işçi kıyımları ve firma taşımalar işsiz milyonlara yenilerini eklemektedir. İşsizlik yoksulluğun temel sebebi olduğu gibi, çalışan insanları düşük ücretlere razı etmenin de en etkili aracıdır.

İşçi arkadaşlar,

Almanya gibi toplumsal zenginliğin devasa boyutlarda biriktiği bir ülkede, işçilerin, emekçilerin ve emeklilerin işsizlik, yoksulluk ve konutsuzluk gibi sorunlarla boğuşması akıl dışıdır. Bu, ancak kapitalizmle açıklanabilir. Bir ücretli kölelik sistemi olan kapitalizmde üretilen toplumsal zenginliğin büyük kısmına bir avuç kapitalist el koymaktadır. Bu da ezilen milyonları toplumsal zenginlikten mahrum bırakmaktadır.

Kapitalizm yeryüzündeki ırkçılık, savaş, kitlesel göçler ve çevre kirliliğinin de esas sorumlusudur. Kapitalizmin insanlığa sunabileceği bir gelecek yoktur. Artı-değer sömürüsüne dayalı bu akıldışı sistem, insanlığın hiçbir temel sorununu çözmemektedir. Aksine insanı, doğayı ve gezegenimizdeki tüm canlı yaşamı gittikçe yıkıma sürüklemektedir.

İnsanlığı ve doğayı kapitalist barbarlığın yıkımına karşı korumanın biricik yolu, işçi sınıfı ve emekçi milyonların örgütlü mücadelesidir. Kazanılmış hakları korumanın ve yeni haklar kazanmanın da bundan başka yolu yoktur.

Bir sömürü ve baskı sistemi olan kapitalizm yaşadıkça işçi sınıfı ve emekçilerin kurtuluşu mümkün değildir. İşçi sınıfı ve ezilen milyonların kurtuluşu sosyalizmdedir. İşçi sınıfının söz, yetki ve karar sahibi olduğu biricik sistem sosyalizmdir. Özgür, eşit ve sömürüsüz bir dünya, işçi sınıfının mücadelesi ve sosyalizmle mümkün olacaktır.

1 Mayıs’ta, sömürüye, baskıya, savaşa, ırkçılığa ve çevre kirliliğine karşı; taleplerimiz, geleceğimiz ve özgürlüğümüz için alanlara çıkalım. Emeğimizi ve geleceğimizi çalan kapitalistlerden hesap soralım. 1 Mayıs, sendika bürokrasisinin deyimiyle, bir “işgünü” veya tatil günü değildir. 1 Mayıs, işçi sınıfının, kapitalizme karşı enternasyonal birlik, mücadele ve dayanışma günüdür ve mücadele ile kazanılmıştır. 1 Mayıs’ta sokağa eyleme, özgürleşmeye!

Herkese iş, tüm çalışanlara iş güvencesi!

6 saatlik iş günü, 30 saatlik çalışma haftası!

Taşeronluk sistemi yasaklansın, eşit işe eşit ücret!

Herkese insanca yaşanabilecek bir ücret!

Herkese ödenebilir ve sağlıklı konut hakkı!

BİR-KAR İşçi Komisyonu
Nisan 2019