Sudan’da halk darbecilere karşı da eylemde

Sudan ordusunun darbesi sonrası Sudan halkı eylemlerini sürdürüyor. Muhalif Sudan Doktorlar Komitesi’ne göre, devam eden eylemlerde 13 kişinin katledildi. Protestolar karşısında “Askeri Geçiş Konseyi” kitleleri aldatmaya dönük bir açıklama yaptı.

Sudan’da ekmek zammının olduğu 19 Aralık 2018’den bu yana dinci-gerici rejime karşı devam eden protestolar sonrasında, dün ordu darbe yaparak el Beşir’i diktatörlüğün başından indirmekte çare bulmşutu.

Ordunun yönetime el koymasının ardından da kitlelerin eylemleri devam ediyor. Dün Sudan Savunma Bakanı Avan bin Avf’ın ülkede OHAL, sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini açıklamasına karşı kitleler sokaklarda.

Yasağa rağmen Sudan halkı darbecilerin çekilip, geçiş hükümeti kurulması talebiyle eylemler devam ederken, darbecilerin de halka saldırısı sürüyor.

Muhalif Sudan Doktorlar Komitesi, (The Central Committee of Sudanese Doctors) darbeden sonra devam eden eylemlerde 13 kişinin katledildiğini açıkladı. Komitenin açıklamasında cumartesi gününden bu yana başkent Hartum’daki Genelkurmay binası önünde yapılan eylemlerde öldürülenlerin sayısının 35’e çıktığı belirtildi.

Bununla beraber, Sudan ordusu bünyesindeki Hızlı Destek Kuvvetleri, halkın rıza göstermeyeceği herhangi bir çözümü reddettikleri yönünde bir açıklama yaptı.

Sudan ordusu manevra yapıyor

Öte yandan “Askeri Geçiş Konseyi”, eylemlerin sürmesi karşısında kitleleri aldatmaya dönük bir açıklama yaptı. “Meydanlara ineceğiz. Protesto göstericileriyle oturup, görüşlerini almak istiyoruz” yönünde kitlelerin beklentilerine karşılık verme algısı yaratılmak istenen açıklamada bundan sonraki sürece de değinildi.

Siyasi taraflarla görüşmelerin bugün başlacağı ileri sürülürken, “geçiş süreci”nin bir yıldan iki yıla kadar sürebileceği ifade edildi. Yeni hükümet için seçimler yapılacağı,  el Beşir’in Ulusal Kongre Partisi’nin de buna katılacağı eklendi.

Ufkun tıkandığını hissettik, bu nedenle rejimin buna kayıtsız kalmasının ardından değişiklik yapmaya karar verdik” ifadeleriyle kendileri bir tür “kurtarıcı” gibi gösterilmeye çalışılan açıklamanın devamında halka tehdit, yalan ve demagoji yüklü şu ifadeler kullanıldı:

“Göstericiler için geldik ve kaosun çıkmasına izin vermeyeceğiz. Ülkeyi krizden çıkarmak için diyalog başlatacağız. İktidarı, seçilen hükümete devredeceğiz. Halk, iktidarın tarafımızca devralınmasını talep etti. İktidar için biz koşmadık, Beşir’in partisinin bir parçası değiliz.

İktidar partisi liderlerinin tutuklandığı haberleri doğru. (Devrik) Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir gözetimimiz altında. Ömer el-Beşir'i biz yargılayacağız. Onu, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne teslim etmeyeceğiz.

“Önceliğimiz, ülkedeki güvenlik ve istikrardır. İktidarda kalma derdimiz yok. İktidarı, seçilen hükümete devredeceğiz. Dış tepkiler pozitif yönde. Ömer el-Beşir rejiminin sembol isimlerinin tamamı tutuklandı. ABD yaptırımlarını kırmak için çalışacağız.”