System change not climate change!*

Yeşil ve çevreci bir kapitalizm yoktur, olmayacak da. Gençlik hareketine gerekli olan perspektif, iklim değişikliğinin nedeninin ilk başta bir sistem sorunu olduğunun anlaşılmasıdır. İklim ve doğanın gerçekten korunmasının ilk koşulu ise dünyayı bu hale getirenlerden hesap sormaktır.

Yarın (15 Mart Cuma) dünya çapında toplam 98 ülkede, 1300’den fazla şehirde öğrenciler iklim değişikliğine karşı sokaklara çıkıyor. “On ikiyi beş geçiyor” çağrısıyla örgütlenen enternasyonal eylemler büyük destek görüyor.

Cuma günleri okulu boykot etme eylemi, geçtiğimiz yaz 16 yaşındaki İsveçli öğrenci Greta Thunberg tarafından başlatılmıştı. Thunberg’in eylemi çok kısa bir zaman içerisinde gençlik iklim hareketine dönüştü ve dünyanın sayısız ülkesine yayıldı.

Ocak ayının ilk haftasından bu yana eylemlere sahne olan ülkelerden biri de Almanya oldu. Almanya’da şimdiye kadar 170’ten fazla yereldeki öğrenci gruplarınca haftalık eylemler düzenlendi. Öğrencilerin katılım sayısı sehirden şehire değişiyor. Ülke genelinde ise cuma eylemlerine her hafta ortalama yirmi bine yakın öğrenci katılıyor. Haftalık olarak sokaklara çıkıp iklim değişikliğine karşı duyarlıklarını gösteren öğrenciler kendi inisiyatifleri ile mobilize oluyor ve bürokratik bir kastın oluşumuna izin vermiyorlar.

Almanya’daki öğrencilerin iklim hareketi elbette düzen temsilcilerini oldukça rahatsız ediyor. Alman siyasetinin liberal ve sağcı kanatlarından yöneticiler fırsat buldukça boykotçu öğrencileri tehdit etmekten kendilerini alamıyorlar. Çeşitli yetkililerin öğrencilere yönelik tehditleri sökmeyince, bu kez akıl verme tarzında papazlık yapılmaya başlandı. Bu arada karalama girişimleri de devam ediyor. Örneğin Almanya’nın en popüler liberal politikacılarından biri olan Christian Lindner, “Küresel bağlantılar, teknik ve ekonomik olarak anlamlı olanı çocuklar ve gençler nasıl bilsinler? … Bu işler usta işleridir” diye, epeyce antipati toplayan bir açıklamada bulundu.

Öğrencilerin kararlı bir şekilde gerçekleştirmeye hazırlandıkları yarınki enternasyonal eylem, ebeveynler tarafından da destekleniyor. Kendilerini “Parents for Future” olarak tanımlayan anne ve babalar yarın çocuklarıyla eyleme çıkacaklar. Ayrıca Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden 12 bin bilim insanı da “Scientists for Future” adıyla öğrencilere destek açıklaması yaptı.

Avrupa’nın çeşitli kentlerinde gençlerin harekete geçmesi bir politikleşme sürecini de beraberinde getiriyor. Her kitle hareketinde olduğu gibi gençliğin söz konusu iklim hareketi de çeşitli çevrelerin ilgisine mazhar oluyor. Sermayenin Yeşiller Partisi ve çeşitli burjuva çevreci örgütlenmeler gençliğin iklim hareketini destekliyor ve yön vermeye çalışıyorlar. Halihazırda hareket içerisinde bir güç odağı oldukları reddedilemez. Yeşiller Partisi’nin gençlik kolu son iki ayda büyük bir üye artışı yaşadığını iddia ediyor. Düzene bağlı bu tür çevre ve kurumlar, hareketin eylem hattını ve politikleşme sürecini geri çekme riski oluşturuyorlar.

Yeşil ve çevreci bir kapitalizm yoktur, olmayacak da. Gençlik hareketine gerekli olan perspektif, iklim değişikliğinin nedeninin ilk başta bir sistem sorunu olduğunun anlaşılmasıdır. İklim ve doğanın gerçekten korunmasının ilk koşulu ise dünyayı bu hale getirenlerden hesap sormaktır.

V. Zafer

* Sistemi değiştirmeden iklim değişmez!