Verilecek oyumuz yok, sorulacak hesabımız var!

Tüm dünyada gençlik hesap sormak için ayaktadır. Fransa'da, Arnavutluk'ta, Avusturalya'da, Hollanda’da, Latin Amerika'da, İtalya'da, Almanya'nın, Belçika, İsviçre'de krize, iklim politikalarına, eğitim alanındaki saldırılara ve kapitalist yıkıma karşı özgürlükleri ve gelecekleri için dersleri boykot ediyor, üniversiteleri işgal ediyor, sokakları zaptediyor. Özgürlüğümüz ve geleceğimiz için düzen partilerine oy verme hesap sor!

Düzen partileri oyumuzu istiyor. Çaldıkları geleceğimize, kararttıkları hayatlarımıza karşılık oy istiyorlar.

Bizleri kirli savaşlarda asker olarak, ücretli-ücretsiz köleler olarak kullanmak için oy istiyorlar. Dinci-faşist koalisyonlarına dolgu malzemesi yapmak için oy istiyorlar. Ekonomik krizin faturasını bizlerin sırtına yüklemek için oy istiyorlar. Uysal köleler, itaat eden “dindar ve kindar” bir gençlik yaratmak için oy istiyorlar.

Bir tarafta AKP çatısı altında birleşmiş dinci gericilik ile faşist MHP’nin ittifakı, diğer tarafta sözde “muhalefet” partileri… Tümü de çürümüş ve köhnemiş bu düzenin çarkları dönsün diye uğraşıyorlar.

Onlar zenginliklerine zenginlik katıyor!

Paralı eğitim uygulamaları her geçen gün artarken, eğitim masraflarımızı karşılayamadığımız için çalışmak zorunda kalıyoruz. Ücretsiz olması gereken barınma, yol, yemek ve eğitim materyallerimiz parayla satılıyor ve her geçen gün pahalılaşıyor. Son beş yılda 1 milyon 100 bin arkadaşımız eğitim masraflarını karşılayamadıkları için okullarını bırakmak zorunda kaldı. İşsizler ordusu her geçen gün büyüyor.

Merve Çavdar, Ersin Turhan ve daha nice arkadaşımız atanamadığı, geleceksiz bırakılmaya çalıştığı için yaşamına son verdi. Hıdır, Samet ve Semih ise eğitim masrafları için çalışırken iş cinayetlerinde katledildi.

Bize geleceksizliği dayatanlar bizlerden oy istiyorlar. Eğitim masraflarımız için günün 2 saatini okulda 5 saatini işte çalışarak geçirdiğimiz halde bizlere “burs almayın, bedavacılığa alışmayın” diyenler bizlerden oy istiyor.

Akademiden ilerici muhalif hocalarımızı birer birer ihraç ederek eğitimin her geçen gün daha da niteliksizleşmesine neden olanlar bizlerden oy istiyor.

Üniversitelerimizi daha fazla rant alanı açmak ve birliğimizi engellemek için bölenler bizlerden oy istiyor.

Merve'yi, Ersin'i, Hıdır'ı, Semih'i unutma! Geleceğimizi çalan düzenden hesap sormak için verilecek oyumuz yok, sorulacak hesabımız var!

Onlar bizlerden oy isterken, zenginliklerine zenginlik katmaya devam ediyorlar. Bizim payımıza düşen ise derinleşen bir yoksullaşma oluyor.

Onlar bizlerden oy isterken, emperyalistlerin hizmetinde kardeş halklara karşı kirli savaşların suç ortaklığını yapıyorlar.

Onlar bizlerden oy isterken, “işsizlik değil nitelik sorunu var” derken, on kişilik işe 12 bin kişi başvuruyor. KPSS’de birinci olan öğretmen adayı mülakatta eleniyor.

Onlar bizlerden oy isterken, işleri ve onurları için direnen işçi ve emekçilerin grevlerini yasaklıyorlar, işçi ve emekçileri katledenleri yasalar ile koruyorlar.

İşte bütün bunlara karşı, özgürlüğümüz ve geleceğimiz için, düzen partilerine verilecek oyumuz yok, sorulacak hesabımız var.

***

Nasıl mı hesap soracağız? Düzen partilerine oy vermeyi reddederek, geleceğimize sahip çıkarak! Parlamentosu, ordusu, polisi, adaleti, eğitim kurumları vb. ile sermaye devleti ve onun tek adam diktatörlüğü, her şeyiyle çürümüş ve kokuşmuş bu düzeni ayakta tutmak için çalışıyor. İşçiler, emekçiler, gençleri, kadınları baskı ve terörle sindirmeye çalışıyor. Bu düzende örgütlenmek ve direnmek dışında bir hesap sorma biçimi yoktur.

Tüm dünyada gençlik hesap sormak için ayaktadır. Fransa'da, Arnavutluk'ta, Avusturalya'da, Hollanda’da, Latin Amerika'da, İtalya'da, Almanya'nın, Belçika, İsviçre'de krize, iklim politikalarına, eğitim alanındaki saldırılara ve kapitalist yıkıma karşı özgürlükleri ve gelecekleri için dersleri boykot ediyor, üniversiteleri işgal ediyor, sokakları zaptediyor.

Özgürlüğümüz ve geleceğimiz için düzen partilerine oy verme hesap sor!

Devrimci Gençlik Birliği