Dünün bugünle ‘rastlantısı’ / II - M. İlkan

Geçici Hükümet, birçoğu Bolşevik Askeri Örgüt üyesi olan yaklaşık iki yüz kişiyi Temmuz gösterilerini örgütlemekle suçladı ve haklarında tutuklama kararı verdi. Bunların çok azı dışındakiler tutuklanarak hapishanelere gönderildi.

Kerenski’nin 15 Temmuz’u

 

Okur, toplumsal/sınıfsal öfke patlamalarının nasıl bir devlet terörü ile karşılaştığını; eylemin bir biçimde sona ermesinin ardından baskı ve zorbalığın devreye sokulduğunu, çok geçmeden gözaltı ve tutuklamaların başladığını, bununla beraber estirilen gericilik rüzgarlarını içinde bulunduğumuz tarihsel dönemin örneklerinden bilecektir. 1917 Temmuz gösterilerinin ardından da Geçici Hükümet’in icraatı sözünü ettiğimiz bu örneklerin tarihteki bir ‘rastlantısı’ydı.

Geçici Hükümet gerici saldırıya başladı

Lenin’in bir Alman ajanı olduğu, 3-5 Temmuz gösterilerinin de Alman ajanları tarafından örgütlendiği yönünde komploya başlayan Geçici Hükümet, gösterilerin ardından Bolşeviklere yönelik karşı-devrimci saldırılara hız verdi.

Geçici Hükümet, 4 Temmuz günü, Petrograd Askeri Bölge Komutanı General Polovtsev’e, “Petrograd’ı silahlı kişilerden temizleme” emri verdi. Emirde “Aynı zamanda Kşesinska Konağı’nı işgal ederek düzensizliğe iştirak etmiş bulunan Bolşeviklerin tutuklanması ve binanın bunlardan temizlenerek askeri birliklerce işgal edilmesi” isteniyordu.

5 Temmuz gecesi Pravda gazetesinin basımevi ile Trud (Emek) gazetesi matbaası tahrip edildi. General Polovtsev tarafından gönderilen bir müfreze asker, Pravda’nın basımevinde çalışan işçi ve askerleri tutukladı.

Geçici Hükümet’e bağlı Petrograd dışındaki birliklerin gelmesiyle birlikte, kent merkezi adeta işgal edilmişti. Kentin çeşitli yerlerinde toplu tutuklamalar yapılıyor, binalar aranıyor ve tahrip ediliyordu. İşçi mahalleleri ile kent merkezinin irtibatı kesilmişti. Polis, asker ve Kazaklar kent merkezinde devriye atıyor, zırhlı araçlara el koyuyordu.

6 Temmuz’da, Temmuz gösterilerine katılan askeri birliklerin ve Bolşeviklerin kontrolündeki noktalar hükümet birliklerince ele geçirildi. Askeri örgütün ana üssü Kşesinskaya Malikanesi işgal edildi. Buradaki silahlara el konuldu. Parti belgelerini taşımaya çalışan yedi Bolşevik tutuklandı.

Yakın çalışma arkadaşı Tereçenko, İngiltere Büyükelçisi George Buchanan’ın bir kağıt parçasına yazılmış notunu henüz savaş bakanı olan ve aynı gün cephedeki birlikleri ziyaretinden dönen Kerenski’ye iletti. Buna göre, Temmuz gösterileri sırasında düzeni sağlayamayan Geçici Hükümet’e kızan Buchanan, Kerenski’ye şunları yapmasını “öneriyordu”:

1 . Kara ve deniz ordularında ölüm cezasını yeniden uygulamak,

2. Gösteriye katılan askerlerden kendilerini teşvik eden kışkırtıcıları ele vermelerini istemek.

3 . Başkentteki tüm işçileri silahsızlandırmak.

4. Birlikleri itaatsizliğe, halkı düzeni bozmaya çağıran gazeteleri yasaklama hakkına sahip askeri bir sansür uygulamak.

5. Savaşta yaralanmış subayların komutası altında maluller arasından seçilmiş silahlı bir halk gücü oluşturmak.

6. Bu düzenlemelere uymayan Petrograd askeri bölgesindeki tüm alayları silahsızlandırarak çalışma taburlarına dönüştürmek.

Kerenski bu nota kayıtsız kalamazdı elbette. Acilen toplanan Bakanlar Kurulu, sabaha karşı saatlerde “tüm isyancı liderlerin adalet önüne çıkarılması”, “isyana katılan alayların dağıtılması” ve “bu birliklerde yer alan personelin Savaş ve Denizcilik Bakanlarının uygun gördüğü şekilde dağıtılması” kararlarını aldı. Bolşevik gazetelerin kışlalara girmesi yasaklandı. Cephedeki birlikler içinde politik toplantı yapılması yasaklandı. Komutanlara savaş meydanından kaçan ya da kendi başına savaşanlar üzerine ateş açma yetkisi verildi. Savaş bölgelerinde işlenen askeri suçlar için ölüm cezası verilmesine olanak sağlandı ve bu cezayı vermesi için “askeri devrimci mahkemeler” kurulması yetkisi verildi. Bolşevik gazeteler Pravda, Soldatskaya Pravda ve Golos Pravdi kapatıldı. Bolşevik partinin birçok bölge ve fabrika komitesinin binası basıldı, aramalar yapıldı, binalar tahrip edildi. “Alman ajanı” olarak yaftalanan Bolşeviklerin yurt dışına kaçmalarının engellenmesi için ülkenin tüm çıkış kapıları tutuldu. Açık hava toplantıları geçici olarak yasaklandı. İşçilerin silahsızlandırılması için “tüm sivillerin silah ve askeri mühimmatı hükümete teslim etmesi, karşı çıkanlar hakkında ‘kamu malını çalmış’ sayılarak adli soruşturma açılması” emredildi.

Aynı gün Geçici Hükümet adına Kerenski tarafından hazırlanan liste doğrultusunda tutuklamaların başlaması emri verildi. Geçici Hükümet’in hedefinde herkesten önce Lenin vardı elbette. Lenin hakkında da tutuklama kararı verildi. Bir bölük asker ve subay, karşı istihbarat büro başkanı Boris Nikitin komutasında Lenin’in en son yaşadığı yer olarak bilinen, en büyük kız kardeşi Anna Elizarova’nın evine baskın düzenledi. Yalnız Lenin o sırada evde değildi. Evdeki her eşya inceden inceye arandı.

8 Temmuz’da Kerenski’nin başbakan olmasının ardından, Temmuz gösterilerinin araştırılması ve “suçlular” hakkındaki iddianamelerin hazırlanması göreviyle, olağanüstü yetkilerle donatılmış bir Araştırma Komisyonu kuruldu.

9 Temmuz’da askerler Lteiny bölgesi Bolşevik karargahını bastı. Aynı günün akşamında, yüz askeri okul öğrencisi Kadet, dört kamyon ve bir zırhlı araçla Petrograd Bolşevik karargahına saldırdı. Karargahtaki üç Bolşevik tutuklandı, bulunan bir miktar paraya Kadetler tarafından el konuldu.

Takip eden günlerde Troçki, Kamanev, Lunaçarski, Karitonov, Kaustov, Bogdatiev ve Rahiya tutuklanarak hapse atıldı. Temmuz gösterileri sırasında İsveç’te bulunan Aleksandra Kollontay, “Alman ajanı” komplosunun ardından İsveç basını tarafından hedef gösterilmesi üzerine Petrograd’a dönmeye karar verdi. Kollontay İsveç-Fin sınırında tutuklandı.

Geçici Hükümet, birçoğu Bolşevik Askeri Örgüt üyesi olan yaklaşık iki yüz kişiyi Temmuz gösterilerini örgütlemekle suçladı ve haklarında tutuklama kararı verdi. Bunların çok azı dışındakiler tutuklanarak hapishanelere gönderildi.

İki denizci olan Aleko Fedev ve Mihail Mihailov’in 14 Temmuz’da, Proletarskoe delo’da yayınlanan mektupları, karşı-devrimin estirdiği terörü özetliyordu:

“7 Temmuz sabah saat 9’da, Kronştad’daki birliğimize dönmeye hazırlanırken birden bir Kadet takımı tarafından yakalanarak Genelkurmay karargahına götürüldük... Caddelerden geçerken istihbaratçılar bizi yumrukluyordu ve öldürmeye kararlı görünüyorlardı. Saldıranlardan bazıları Alman ajanı olduğumuz gibi hakkımızda çirkin sözler söylediler... Deniz kuvvetleri binasının önünden geçerken, kapıdaki nöbetçi bile muhafızımıza bizi duvarın önüne dizip ateş etmek için yalvardı... Karargaha varır varmaz, tutuklu on kişiyi getiren bir başka konvoy daha geldi. Hepsi dövülmüştü ve yüzlerinden kanlar akıyordu.”

Kol kola girdiler: Bolşeviklerin ölüm ilanı

Gösterilerin ardından, Petrograd’daki siyasal güçler Bolşevik karşıtlığında kol kola girdi. Merkezi Yürütme Organı İzvestiya’nın 6 Temmuz tarihli sayısında yer alan makalede gösteriler ve Bolşevikler hakkında şu ifadeler kullanıldı:

“Pravda’ya göre, 3-4 Temmuz gösterileri hedefine ulaşmıştır. [Gerçekte] Bolşevikler (gösterilerin resmi görevlileri) ve gösteriler neyi başardı? Onlar [gösteriler] dört yüz işçi, asker, denizci, kadın ve çocuğun ölümüne neden oldu... Özel apartmanları [ve] mağazaları harabeye çevirip yağmaladılar... Cephedeki kuvvetlerimizi zayıflattılar... Araya nifak (uyuşmazlık) sokarak devrimci kuvvetin temel kaynağı olan birleşik devrimci eylemin içine ayrılık soktular... 3-4 Temmuz sırasında, devrim korkunç bir darbe yedi... Eğer bu tüm devrimci dava için kader değilse, Bolşeviklerin bozucu taktikleri bundan sorumlu olacaktır.”

“Rus sosyal demokrat hareketinin babası” olarak tanınan Georgi Plehanov, 9 Temmuz’da, Geçici Hükümet’in bir gün önce “Alman ajanı” komplosuna ilişkin yaptığı açıklama üzerine şunları söyledi: “Eğer hükümet buna inanmışsa, ayaklanmalar taktik bir akıl karışmasının pişmanlık duyulacak sonuçları olarak değerlendirilemez... Açıkçası karışıklıklar yabancı bir düşmanın Rusya’yı parçalamak için yaptığı planın tamamlayıcı parçasıdır. Bu nedenle, onları bastırmak Rusya’nın ulusal savunmasını tamamlayan bir parça olmalıdır.” Bolşeviklerin ezilmesini isteyen Plehanov, “Devrim önünde kendisine engel olan her şeyi acilen, kesin ve acımasızca ezip geçmelidir” diye de ekledi.

13 Temmuz’da düzenlenen ve Kerenski’nin başbakan olduktan sonra Taurida Sarayı’nda kürsüye ilk kez çıktığı Tüm Rusya Yürütme Komiteleri toplantısını ‘zafer’ havasına sokan Menşevikler ve Sosyalist Devrimciler, Bolşeviklere yönelik baskı önlemlerini övgülere konu ediyorlardı.

Sağ Menşevik lider Fedor Dan, toplantıda yaptığı konuşmada “Kerenski’nin bizden istediği her şeyi yapmış bulunuyoruz. Geçici Hükümet’e destek vermekle kalmadık, hükümetin onun gücünden yararlanmasında ısrar ettik” dedi. Hemen ardından “Bolşeviklerin halka ve devrime karşı suç işlediğini” iddia eden Dan, “Lenin’in kaçışının ‘kesinlikle hoş görülemez olduğunu’, Bolşevik fraksiyonun liderlerinin davranışının eleştirmeye başlanmasını ve haklarında dava açılan kişilerin Yürütme Komitesi’ndeki üyeliklerini askıya alınmasını” içeren karar önerdi. Öneri ezici bir çoğunlukla onaylandı. Bir Trudovik olan A. A. Bulat, toplantıda yaptığı konuşmada Lenin’i korkaklıkla suçladı.

Öte yandan, liberal ve muhafazakarlar “Bolşeviklerin maskesinin gecikmeksizin tümüyle düşürülmesi” için Geçici Hükümet’e acele etme çağrısı yapıyordu. Bir Kadet yazar, Reç’in 7 Temmuz tarihli sayısındaki yazısında, “Bolşevikler umutsuz bir halde uzlaştı... Bolşevizm birden öldü... Bolşevizmin Almanya parasıyla şişirilmiş bir blöf olduğu ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.

Bir Jivoye Slovo (Yaşayan Söz) yazarı da, 8 Temmuz’da, “Bolşevikler uzlaştılar, itibar yitirdiler ve ezildiler. Ondan da öte, Rus yaşamından kovuldular, öğretilerinin başarıya ulaşamayacağı kesinleşti ve bütün dünya önünde kendilerine ve ona inananlara zarar verdiler” diye yazdı.

Gericiliğin ‘zafer’ şovu

Bolşeviklere yönelik saldırılarını sürdüren Geçici Hükümet, siyasal gericiliği de etkin bir araç olarak kullanmayı amaçlıyordu. 3-5 Temmuz günlerinde Geçici Hükümet’i savunarak göstericilerle girdikleri çatışmada ölen 7 Kazak asker için düzenlenen cenaze töreni, gösterilerin ardından Petrograd’da esen havayı anlatıyordu.

15 Temmuz gününü ölen Kazak askerleri anma günü olarak belirleyen Geçici Hükümet, bu günden önce siyasal etkisini arttırmak ve düzene destek kazanmak için cenaze törenini kullanmaya başladı. Petrograd Belediye Başkanı Grigoriy Şrayder, “devrime bağlı olan ve onun ruhuyla aşılanmış olan herkese” cenaze törenine katılma çağrısı yaptı. Merkez Yürütme Komitesi, kentteki tüm fabrikalarda 30’ar kişilik heyetler oluşturulmasını, bunların ‘bayraksız ve pankartsız olarak’ cenaze törenine katılmalarını emretti.

Cenaze töreninden önceki gün, Kazak askerlerin cesetleri katedrale koyularak ziyarete açıldı. Askeri bir hava verilen cenaze düzeni, ziyaretçi akınına uğradı. Yaşanan yoğunluk nedeniyle, bir süre sonra yalnızca ‘saygın davetliler’ ziyarete kabul edildi. Bu ‘saygın davetliler’ arasında Bakanlar Kurulu üyeleri, Sovyet’in “sosyalist” liderleri, kent yönetimi görevlileri, şirket temsilcileri, Rusya’daki tüm Kazak kuvvetlerinden ve Petrograd’daki garnizondaki tüm birliklerden temsilciler, kentteki büyük fabrikalardan heyetler; ABD, Fransa ve İngiltere’nin de aralarında bulunduğu ülkelerden diplomatlar ve beraberindeki askeri üniformalı ateşeler bulunuyordu.

Cenaze gününün sabahında, Kerenski de katedrale geldi. Psikopos ve rahiplerin mihrabın önündeki platforma çıkmasıyla, binlerce kişinin katıldığı tören başladı. İlk olarak, “onur konukları” tabutların başına çelenkler bıraktı. Kazak heyeti “Görevlerini sadakatle yerine getiren ve Alman ajanlarının elinde can verenlere” yazılı bir çelenk bırakırken, Kadet lideri Fedor Rodiçev, Pavel Milyukov ve Vasili Maklakov üzerinde “Rusya’nın hainlere karşı verdikleri savaşta ölen sadık çocuklarına” yazılı, yeşil kurdelelerle süslenmiş büyük bir çelenk bıraktı.

Yaklaşık üç saat süren törenin ardından geçit töreni başladı. Tabutlar katedralden Bakanlar Kurulu üyelerinin omuzlarında çıkarıldı. Bu sırada askeri teamüller yerine getirildi. Kortej yola çıkmadan ileri atılan Kerenski, okurun günümüzden aşina olduğu bir konuşma yaptı:

“Yurttaşlar, nadir görülen, acı ve tarihsel bir anı paylaşıyoruz... Başkent sokaklarında anavatanımız, özgürlüğümüz ve Rus yurttaşının onurlu adı için ölen bu kahramanların önünde hepimiz eğilmeliyiz. Hükümet adına, size Rus devletinin bir felaket döneminden geçtiğini söylemeliyim... Tarihinde hiç görülmediği kadar yıkıma yaklaşmıştır... Hepinizin önünde, anarşi ve düzensizliği körükleme girişimlerine, nereden geldiğine bakılmaksızın, acımasızca üzerine gidileceğini açıkça bildiriyorum... Ölenlerin cenazeleri önünde, size bizimle birlikte devlet ve özgürlüğü kurtarmak için çalışmaya yemin etmeniz için yalvarıyorum.”

Konuşmasının ardından “Buna yemin ediyorum” diye bağıran Kerenski’yi, havaya kalkan binlerce el ve “Yemin ediyoruz” nidası karşıladı. Kerenski arabasına kadar omuzlarda taşındı.

Askeri düzenle birlikte kent merkezinde yapılan yürüyüşün ardından cenaze töreni sona erdi. Törenin yarattığı gerici hava ise karşı-devrimcilerde müthiş bir memnuniyet yaratmıştı. 15 Temmuz’da törene katılan işçi sayısı az olurken, 16 Temmuz günü Reç’te yazan bir yorumcu, törenin Petrograd’da yarattığı atmosferden memnuniyetini dile getirerek şunları söyledi: “3-5 Temmuz olayları aylardır biriken bütün pis kokuyu sokaklara dökmüş ve ‘isyancı uşakların’ ve ‘sarhoş kölelerin’ nereden çıktığını bütün dehşet ve iğrençliğiyle ortaya çıkardı.” Rusya’nın “ulusal direniş” dönemine gireceğini savunan yorumcu, “Devrimin mantığı bu karanlık beş para etmez ayaktakımının kovulmasını sağladığı anda 15 Temmuz, sağlıklı bir çekirdeğin kendini göstermesine neden oldu” diye yazdı.

 

Kaynaklar

1) Bolşevikler İktidara Geliyor (Petrograd’da 1917 Devrimi), Alexander Rabinowitch, Yordam Kitap

2) Devrime Doğru (Petrograd Bolşevikleri ve 1917 Temmuz Ayaklanması), Alexander Rabinowitch, Yordam Kitap

3) 1917 Sovyet Devrimi-I, Evrensel Basım Yayın

4) Lenin, Gerard Walter, Nisan Yayımcılık